Çağlar Tahiroğlu

(b. France/Turkey)

Anthology Of Exile  (2018)

https://cargocollective.com/caglartahiroglu

At Adana, I constructed my research throughout meetings and growing relationship to the local community of Havuzlubahçe where minority groups co-exist. I finally suggested a project to a neighbour Syrian refugee family with the help of Mustafa’s mother Sevgi. We have worked around the objects that they have brought from their homeland and its narrative. I have been attentive to daily discussions about these objects which carry a story of forced displacement and how these dialogues could change our perception of objects and people.

 

In the installation, seemingly banal objects of daily life are completed with parts of oral dialogue, transposing different meanings&stories to the same image. The dialogue is kept as it is told, and it has created a unique language as Syrian people are still learning the Turkish language.

 

My purpose is to reveal underlying layers of tragedy of intimate every day life, until it gets to a collective socio-political reality. There is also the intention of documenting these important traumatic life stories and keeping them in public discussion.

Çağlar Tahiroğlu

(d.1987 Fransa/Türkiye)

Sürgünün Antolojisi (2018)

Adana’da rezidansi sırasinda araştırmamı, bir çok azınlık grubunun beraber yaşadığı Havuzlubahçe Mahallesi’ndeki tanıştığım insanlar üzerine kurdum. Mustafa’nın annesi Sevgi’nin yardımıyla komşu Suriye’den gelen bir aileye  beraber vakit geçirmeyi  teklif ettim. Anavatanlarından getirdikleri nesneleri ve bunların öykülerini bana anlattılar. Bu nesnelerin hikayeleri üzerine geçen günlük konuşmalarin nasıl bir göç hikayesi taşıdığı ve bu dialogların nasıl nesnelere ve insanlara dair algımızı değiştirebileceği özellikle dikkatimi çekti.

 

Yaptığım yerleştirmede, görünürde banal olan günlük hayat nesneleri, sözel dialoglarla tamamlanıyor. Böylece aynı imge, değişik anlamlar ve hikayelerle dönüşüyor.Dialog, söylendiği gibi aktarılıyor; aile türkçeyi öğrenmekte olduğu için kendilerine has dil yapılarını da aktarmak istedim.

 

Amacım, bireylerin günlük yaşamının birbiri üzerine binen katmanlarından, yola çıkarak daha kolektif ve sosyo-politik gerçekleri göstermek. Ayni zamanda,  bu önemli ve travmatik hayat hikayelerini belgelemek ve onlarla farkındalık yaratmaya çalışmak da önemliydi.

 © 2018 by Mustafa Boga