Müge Yıldız

(b.1985 Turkey)

House of cinema (2018)

https://mugeyildiz.co/

 

Bergson says that our perception goes towards the whole before the parts and when we perceive, we head towards the resemblance and then the individuals that resemble one another. He describes this process as 'embroidering upon similarity'. This embroidery is not only seen in our present perception but also in the memory-images that work with association/dissociation/division. Every object we perceive enters the fictitious mind, this is similar to an embroidery as well as an editing of a film. Film editing consists of frames which can be described as parts and these are chosen, cut, put together, and this process like the act of sewing continues until it forms a whole. The three-part installation brings together the geometrical shapes (square, circle, and triangle) that direct our perception to construct an image of a memory. These are a Super 8 film projector, an embroidery composed of disposed film strips and a film ticket of Jean-Luc Godard's 'The Image Book'.

Müge Yıldız

(d.1985 Türkiye)

Sinema Evi (2018)

 

Bergson algımızın önce bütüne sonra parçalara yöneldiğini söyler ve çevremizi algılarken böylece önce benzerliğe sonra benzer nesnelere doğru yol alırız tüm bu işlemi ise benzerlikler üzerine nakış işleme olarak niteler. Bu nakış işleme sadece şimdiki algımızda değil belleğimizin asosiasyon/disasosiasyon ilişki/bölme ile çalışan hafıza imgelerinde de görülür. Algıladığımız her bir nesne zihnimizin kurgusuna girer, bu kurgu nakış gibi olmakla birlikte bir filmin kurgusuna da benzer. Film kurgusu parça olarak niteleyebileceğimiz karelerden  oluşur ve kareler kurguda seçilir gerekirse kesilir ve yenide birleştirilir ve bu işlem bir dikiş gibi bir bütün oluşturulana kadar devam eder. Üç parçadan oluşan bu yerleştirmeyle sinemada algımızı yönlendiren geometrik şekiller; kare, daire ve üçgen  bir bellek imgesini kurabilmek için bir araya getirilir. Bu algıyı süper 8mm film projeksiyonu, atılmış film şeritlerinden oluşan bir nakış ve Jean-Luc Godard’ın ‘İmgeler ve Sözcükler’ filminin sinema biletinin yansıması ile şekiller bir film karesi gibi üst üste gelir ve yeni bir sinema algısı oluşturulmaya çalışılır. 

 © 2018 by Mustafa Boga